Üç Aylar ve Faziletleri

Üç Aylar ve Faziletleri

  • 19 Mart 2018

Sevgili Ziyaretcilerim...

Bugün 19 Mart 2018 Çanakkale zaferimizin 103 yılı ve Afrin zaferimizden sonra şükürler olsunki 2018 yılı Üç Aylarına girmiş bulunuyoruz.

Sevgili Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) bir Hadis-i Şeriflerinde

“Allahümme bariklena fi Recebe ve Şaban ve belliğna Ramazan”

 “Allah’ım bize Recep ve Şabanı mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır.” Buyuruyorlar

 “Recep Allah Tealanın, Şaban Benim, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” 

Yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun ki, yeni bir rahmet iklimi olan mübarek üç aylara kavuşmuş bulunuyoruz.

Bu aylar, imanımızdan gelen bir heyecanla ibadet hayatımızın daha canlı tutulduğu rahmeti bol, bereketli bir mevsimdir.

Recep ayında, Regaip ve Mi’râc; Şaban ayında Berat; Ramazan ayında ise Kadir Gecesi gibi dört ayrı gece bulunmaktadır. Bu geceler, üç ayların manevî atmosferinin bereketli ve hikmetli yıldızları gibidir. Bu geceler halkın din algısında kutsal sayılan gecelerdir. Bu gecelere halk arasında kandil geceleri de denir. Kandil anlayışı Peygamber Efendimizin uygulamasında yoktur. Hicri üçüncü asırda genelde tasavvufi çevreler tarafından kutlanmaya başlanmıştır. Osmanlı da ise ilk kez 2. Selim zamanından itibaren minarelerde kandillerin yakılmaya başlanması ile beraber Kandil olarak anılmaya başlanmış ve bu çerçevede görkemli törenlerle kutlanmaya başlanmıştır.

Bu aylar, dua ve yakarışların Allah’a (cc) arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların yıkanması, yapılan ibadet ve taatlere verilen sevabın katlanması bakımından kaçırılmayacak bir fırsattır.

 Bu günlerde nefisler hesaba çekilmeli, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede ve nasıl tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak büyük divanın tek Hâkimi Yüce Allah’ın (cc) hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir.

Bu aylar dua ve tövbelerimizin kabul edilme ümidini daha fazla hissedeceğimiz aylardır.

İnsan hatasız değildir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.): “İnsanların hepsi hata edici ve günah işleyicidir. Hata edenlerin en hayırlısı ise, hatasını bilip tövbe edenlerdir” buyurmuşlardır.

Yüce Rabbimiz de Kur’an-ı Kerim’de:

“Ey Müminler! Hepiniz Allah’a (cc) tövbe ediniz ki felah bulasınız” buyurmaktadır.

Ramazan ayına bir hazırlık olmak üzere Recep ve Şaban aylarını daha verimli olarak değerlendirmeli, mümkün olabildiğince kendimizi günahlardan korumaya çalışmalı ve ayrıca bol bol tövbe etmeliyiz. Unutmayalım ki Mevla’mız bu aylar (Recep, Şaban) vesilesi ile bizlerin ibadet ve taat olarak çok yoğun geçecek olan Ramazan’a hazırlanmamızı istiyor. Çünkü Ramazan bizler için artık hasat vaktidir. Aslında her kandil lisanı hali ile bize bunu hatırlatmaktadır.

İnsanlar, dünyevi işlere kendilerini bazen çok fazla kaptırıyorlar ve uhrevi görevlerini ikinci plana itiyorlar. Zamanın normal seyri sırasında rutin meşguliyetlerle devam eden hayat sıradanlaşıyor hatta sıkıcı olmaya başlıyor.


Allah Teâlâ hem manevi hayattan uzaklaşmamızı önlemek hem de sıradanlaşan zamana ve hayata manevi bir canlılık katmak için bazı ay, hafta ve günlere özel bir değer atfetmiştir.

Bunlar, bayram günleri ve geceleri, Cuma geceleri, üç aylar diye adlandırdığımız Recep, Şaban ve Ramazan ayı ve Kandil geceleridir.  Üç aylar mevsimi aynı zamanda kandiller mevsimidir. 

İnsanımız bu günlere özel önem vermiş ve kandilleri, dini duygunun geliştirilmesi için vesile saymıştır. Bu gecelerde özellikle aile büyüklerinde bir araya gelinir, uzakta bulunan akrabalar aranarak hal hatır sorulur, böylece sılayı rahim terk edilmemiş, akrabalık bağları kavileştirilmiş olur.

Peygamberimiz üç aylar girince şöyle dua ederdi: “Allahümme bariklena fi Recebe ve Şaban ve belliğna Ramazan.”

“Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bize mübarek kıl ve bizi ramazana kavuştur.”

Üç aylar ve kandiller muhasebe zamanı olarak önemlidir;

Her şeyden önce bir nefis muhasebesi yapmak mecburiyetindeyiz. Biz kimiz? Niçin ve kimin için yaşıyoruz?

Bu soruların cevabını şu mübarek günlerde fert fert herkesin kendisine sorarak aklıselim ile cevaplandırması, verdiği cevaba uygun bir hayatı da yaşaması gerekir.

Allah (cc) ile aram nasıl? Onun istediği bir kul olabildim mi? Beni ondan uzaklaştıran kötü alışkanlıklarım var mı?  Her an ölüm gelecek hassasiyeti ile buna ne kadar hazırlıklıyım? Ahretimi mamur yapacak bir hazırlığım var mı? vs

Kısaca,“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.”  hadis-i şerifinin gereğini yapabiliriz.

İşte, mübarek Üç Aylar ve bunlarda peşi-peşine sıralanan mübarek geceler bizim, hangi noktada olduğumuzu düşünmemiz açısından önemlidir.

Durum muhakemesi ve muhasebesi yapmamız, tefekkür etmemiz, kendi dışımızda yaşayan din kardeşlerimizi düşünmemiz açısından önemlidir.

Çünkü mübarek gün ve gecelerin asıl kutsiyeti bizi nefis muhasebesine davet etmesi sebebiyledir. Bizler inananlar olarak bu davete icabet etmek durumundayız.

Kefaret ve kaza borcu olanlar bu aylarda oruçlarını tutabilirler.

Nafile namazlar, hayır ve hasenatlar çoğaltılabilir.

Kandiller birer nimettir:

Evet, nimetler ayağımıza geliyor. Üç aylar ve kandiller, içinde yaşadığımız fakat farkında olmadığımız nimetlerdir.

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”(Haşır, 59/18)

Üç aylar mevsimi ve kandiller, bu ayetin gereği olarak yani yarınlarımız için hazırlık yapmak için bir fırsattır. Tabii ki kastımız bütün bir yaşamı üçaylar ile sınırlandırmak değil tam tersine biten enerjimizi, boşalan akümüzün yeniden doldurulması için bu İlahi feyiz ve bereketin zirve yaptığı zaman dilimlerinden en üst derecede istifade etmektir.

Her biri müminlerin şuurlanmalarına vesile olabilecek bu mübarek aylar, her sene müminlere hayatın büyük bir süratle akıp gittiğini haber vermek üzere gelen birer ikazcı niteliğindedir.

Ömrümüz nice ihtar ve ikazlarla geçip gidiyor.

Asli görevimizin; Dünya ve Ahretimizin kurtulması için, çalışmak olduğunu anlayabiliyor muyuz? Yani Allah’la (cc) beraber bir hayat sürdürmek olduğunu, bu hayatı yaşamaya çalışırken kimin gibi yaşamalıyım? Sorusuna Peygamber efendimiz gibi diye cevap verebiliyor muyuz bütün mesele bu olsa gerek.

Ömür su gibi akıp geçiyor, bunun farkına varabiliyor muyuz? İşte üç aylar bu akışı haber vermek üzere her yıl bir daha geliyor, tabir caizse bir daha kapımızın ziline basıyor.

Bu sesi duyabilenlere, bu ikazla kendini toparlayabilenlere müjdeler olsun!

Mübarek üç aylar içinde öyle feyizli geceler vardır ki, Allah (c.c.)’in sonsuz rahmeti bereketi bu gecelerde (daha fazla) yağmur gibi müminlerin üzerine iner.

Regaip Kandili, Allah-u Teâlâ’nın kullarına bağışta ve bol ihsanda bulunduğu bir rahmet gecesidir.

Miraç kandili, dinimizin direği namazımızın müminlere farz olduğu bir mübarek gecedir.

Beraat kandili, Allah’a şirk koşmayan bütün inançlı kulların günahlarından kurtuldukları bir kurtuluş gecesidir.

Kadir Gecesi, İbadetle geçirilmiş bin aydan daha hayırlı bir gecedir.

İşte Üç Ayların faziletini artıran, bereketine bereketler katan bu gece ve gündüzler eğer inananları, kendilerini bulmaya vesile olmadan geçiriliyorsa müminlerin daha çok çekecekleri var demektir.

Dünya bizi aldatmasın… Huzurumuz, İslam’ın yaşanmasına bağlıdır.

İnandık, derken inanmayanlar gibi yaşamanın, iman ve kurtuluş açısından hiçbir önemi yoktur.

Bu günleri hasseten akrabalık bağlarının güçlenmesi, Müslümanların arasındaki birlik, beraberlik, kardeşlik duyguların pekişmesine vesile yapmamız gerekir.

İslâm ile gelen şeyler bir hatıra unsuru olarak değil, yaşanmak için gelmiştir. Hiçbir mübarek gün ve gecenin bugün anlaşılan manada bir merasime ihtiyacı yoktur. Merasimlerle oyalanmak yerine İslâm ile yeniden dirilmeye talip olmalıyız. Artık bazı maddi ve manevi değerlerin kabuğuyla oyalanmak yerine özüne inmeliyiz.

Tabiidir ki; Müslüman senenin her gününde her ayında, her saatinde, her dakikasında, her saniyesinde Rabbi ile beraber olmak durumundadır. Ama bazı günler vardır ki; o günlerde Müslümanlar daha da hassas olmak zorundadır.

İnanıyoruz ki; İmanla yaşayıp, imanla ahirete göç eden kimse kesinlikle mahzun olmayacaktır.

Allah (cc) en değerli varlığımız olan imanımızı elimizden almasın.

Allah (cc)  bizi dünyada Peygamber Efendimizi Hz. Muhammed (S.A.V.)in, yolundan, tarzından ve sünnetinden uzak eylemesin.

Ahrette Peygamber Efendimizin (sav) şefaatinden, muhabbetinden, yakınlığından ve beraberliğinden ayırmasın.

Bize O’nun sünnetini ve getirdiklerini gücümüz yettiğince anlama ve yaşama nimeti lütfetsin.

Bizi Peygamber efendimize (sav) karşı, dinimiz Islama karşı, Kitabımız Kurana karşı, vurdumduymaz ve duyarsız kılmasın.

Bizi Rahmetinden mahrum eylemesin.

Bu mübarek ayları ve içerisinde bulunan kandillerimizi cümlemiz hakkında hayırlara, iyiliklere, güzelliklere vesile eylesin.

Feyzinden, bereketinden cümlemizi hissedar eylesin… Âmin.

 Üç Aylar ve Önemini kısaca özetlemem gerekirse

Üç aylar, hidayet ve rahmet kaynağı olan Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği Ramazan ayının yaklaştığını müjdeleyen Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır.

Bu mübarek aylar içerisinde öyle feyizli ve bereketli geceler vardır ki, Yüce Allah’ın rahmet ve mağfireti bu gecelerde mü’minler üzerine yağmur gibi yağar.

Recep ayında, 

Ramazan ayının ilk habercisi Regaip Kandili   Peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelen Miraç Kandili

Şaban ayında,rahmet gecesi olan Berat Kandili

Ramazan ayında, ise bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi bulunmaktadır.

Üç Aylar Müminleri davet ediyor…

Namazlara daha fazla dikkat etmeye, Nafile ve kaza orucu tutmaya, Zikir ve duaları çoğaltmaya, Kuran- Kerim okumaya, Tövbeleri yenilemeye, Nefis muhasebesi yapmaya.

Üç Aylara girerken şu soruları kendimize bir sormalıyız:  

"Ey Allah'ı seviyorum diyen İnsan! Borçlu olduğun kulluk vazifeni yapabiliyor musun?

Peygamberi seviyorum diyen Müslüman! Onun sünnetini, ahlâkını yaşıyor musun?

Kitabım Kur'an'dır dediğin halde Kur’an’ın emirlerine sarılıp yasaklarından kaçınıyor musun?

Allah'ın (c.c.) nimetlerini yediğin halde şükrünü eda edebiliyor musun?

Cennet haktır deyip arzuladığın halde ona lâyık hazırlığın var mı?

Cehenneme götürecek kötülüklerden uzak durabiliyor musun?


Üç Aylar ve Mübarek Geceler

Recep Ayı

Recep Ayı mukaddes bir aydır.

“Ramazana hazırlık” Recep ayının gelmesiyle başlar.

Sevgili PeygamberimizHz. Muhammed (S.A.V.) bu aylarda daha çok ibadet eder ve Enes b. Mâlik'ten rivayet edildiğine göre, Recep ayı girdiği zaman şöyle dua ederdi:

“Allah'ım! Recep ve Şâban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan ayına ulaştır!”   (Taberânî, el-Mu'cemü'l-evsat, IV, 189)

Recep ay'ı, içinde iki kandil gecesi bulunması açısından faziletli bir aydır. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaip kandilidir.

Regaip Kandili

Regaip; kelime olarak herhangi bir şeyi istemek, arzulamak ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir.

Recep ayının ilk Cuma gecesine Regaip Kandili denir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki önemli gece bir araya gelince daha kıymetli olur. Allah Teâlâ bu gecede Müminlere ihsanlar, ikramlar yapar.

Miraç Kandili

Recep ayının içinde bulanan bir başka gece de feyiz ve bereketin coştuğu mübarek Miraç Gecesidir.

Miraç gecesi, Allah Teâlâ’nın sevgili kulu ve rasûlü Hz. Muhammed (S.A.V.’i; Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’teki Mescid-i Aksa'ya götürdüğü (İsra Surei 1. Ayet) ve oradan da kendi huzuruna yükselttiği bir gecedir.

Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden tertemiz bir kulluğa, en yüce mertebeye yükseliştir. Bu ulvi seyahat mucizelerin en büyüğüdür.

Miraç’ta Verilen Hediyeler

Miraç olayının, Müslümanlar için önemli sonucu Miraç’ta verilen hediyelerdir.Nitekim bir hadiste bu hediyeler şöyle ifade edilmiştir: 

“Miraçta Hz. Muhammed (S.A.V.)e şu üç şey verildi:  


    Beş vakit namaz, 
    Bakara Suresinin son kısmı (Amenerresulü),
    Bu ümmetten Allah’a şirk koşmayan kimselerin günahlarının bağışlanacağı müjdesi.” ( Müslim, İman, 279)


"Namaz mü’minin Miracı" olduğu için İslâm dininin temel direği olmuştur. Nasıl ki, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), Miraç'ta vasıtalardan arınmış olarak, Mevlâsı ile buluştu ise; mümin de namazda vasıtasız olarak doğrudan doğruya Rabbinin huzuruna çıkar, sadece O'na kulluk etme ve sadece O'ndan yardım isteme fırsatı bulur. Öyle ise, mümin günde beş vakit namazını dikkatle ve huşu içerisinde kılacak olursa, o namaz onun için bir Miraç olur ve kul onunla Hakk'a yol bulur.

Şaban Ayı

Şaban ayı üç ayların ikincisidir. Şaban ayının en önemli özelliklerinden birisi Berat gecesinin bu ayın on beşinci gecesi olmasıdır.

Berat gecesi; meleklerin inmesi, duaların geri çevrilmeyip kabul olunması gibi birçok lütuf barındırmaktadır.

Berat Kandili

Berat Kandili; günahlardan kurtulmak, manen temize çıkmak, ilâhî affa ulaşmak için Hz. Allah’ın (cc) biz Müslümanlara lütfettiği kıymetli bir zamandır. Bu gece rahmet gecesidir…


Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) şöyle buyuruyor:

“Şaban ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece güneşin batışından fecre kadar (olan sürede) dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim! Başka isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim, buyurur.”(İbnMace, İkâmetü’s-Salât, 191 ( I, 444) Hadis No:1388.)

Berat gecesinde ilahi aftan mahrum kalanlar…


Merhum Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR’ın Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirinde belirtildiğine göre;

Anne ve babasını incitenler, 

Büyücüler, 

Başkalarına kin besleyenler 

İçki düşkünleri bu gecenin faziletinden yararlanamazlar” (Elmalı, a.g.e. VI/4293)


Ramazan Ve Kadir Gecesi

Ramazan Ayı; aylar içinde sultanlıkla taltif edilen bir payenin sahibi olarak, kandillerle karşılanıp bayramlarla uğurlanır. İftar, sahur ve teravih gibi ibadet neşesinin ötesinde manalar taşıyan merasimleriyle de sultan olmanın ayrıcalıklarını yaşar. Daha kendisi gelmeden önce, kandilleri gönderip sonra kendileri teşrif eden sultan ayı Ramazan, manevi hayatımızda meydana getirdiği değişiklikle özel bir yere sahiptir.

Ramazan ayının günahkâr kullar için yeniden kendine gelme, şeytanın vurduğu prangayı koparma fırsatı verdiğini Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) şöyle belirtir:

 "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur…"(Buhari, Savm: 5)

Ramazan ayının özellikle bizim toplumumuzun dinî hayatında müstesna bir yeri vardır.

Bizler, Ramazan’ı yılda bir defa gelen önemli bir misafir olarak kabul eder ve hazırlıklarını buna göre yaparız.

Ramazan Ayının Özellikleri

Kur'an-ı Kerim'de ismi açık olarak geçen tek ay Ramazan ayıdır.
Bütün insanlığı huzura ve saâdete kavuşturmak için gönderilen Kur'an-ı Kerim bu ayda inmeye başlamıştır.

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.” (Bakara, 185 )


 Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi Ramazan Ayındadır.

Kadir Suresi Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
1- İnna enzelnahü fiy leyletilkadr
2- Ve ma edrake ma leyletülkadr
3- Leyletülkadri hayrüm min elfi şehr 
4- Tenezzelülmelaiketü verruhu fiyha biizni rabbihim min külli emr
5- Selamün hiye hatta matle'ılfecr

Kadir Suresi Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik. 
2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
3- Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4- Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler. 
5- O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.


    İslâm'ın beş esasından biri olan oruç bu aya tahsis edilmiştir.
    Teravih namazı da bu ay'a mahsus ibadetlerimizdendir.

Bu Ayları ve Geceleri Fırsat Bilmek

Üç Aylar diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Yüce Allah’ın ruhumuza ikram ettiği faziletli ve bereketli aylardır. Yapılan dileklerin dalga dalga Allah’a ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yok ettiği kandiller geçididir.

Tövbe

Özellikle bu ay ve gecelerde geçmişteki hata ve günahlarımızdan pişman bir şekilde “Af ve Merhamet” sahibi Rabbimize gönülden yalvararak “tövbe ve istiğfar”da bulunmalıyız.

İnsanın günahlarından temizlenmesi için Üç Aylar bir fırsattır.

Unutulmamalıdır ki, insan bu dünyada nasıl yaşamışsa kıyamet gününde Allah’ın huzuruna dünyada işledikleriyle birlikte varacaktır. Götürdükleri iyi ise sevinip mutlu olacak; kötü ise pişmanlık duyarak mahcup olacaktır. Ancak bu mahcubiyetin orada faydası da olmayacaktır.

Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun, herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah, işlediklerinizden haberdardır.''(HaşrSuresi 18. Ayet)

Nefis Muhasebesi

“Nihâyet onlardan birine ölüm gelince der ki: "Yarabbi! Beni geri gönder." Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım. Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir.Artık onların önlerinde, tekrar diriltilecekleri güne kadar (hiçbir şekilde dünyaya dönemeyecekleri) bir perde (olan kabir hayâtı) vardır.” (Mü’minun Surei 99-100. Ayetler)

Pişman olmadan önce bu aylar vesilesiyle öncelikle iman ve Salih amel yönünden durumumuzu kontrol etmeliyiz.

Üç Aylar: Ramazana Hazırlık

Recep ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Zira Recep ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan kişi Ramazan ayında her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tövbe ile manevî hazza ulaşır.

Bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur’an okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır. (Şamil İ.Ans. “Üç Aylar” md.)

De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer Suresi 53). Ayet

Halk arasında "Üç Aylar" diye adlandırılan Recep, Şâban ve Ramazan ayları, Yüce Allah'ın ruhumuza ikram ettiği faziletli ve bereketli zaman dilimleridir. 
Yapılan dileklerin dalga dalga Allah'a ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yok ettiği kandiller geçididir.    

Üç Aylar günah işlemeye müsait bulunan insanın, günahlarından temizlenmesi için bir fırsattır. Üç Aylar geçmişin muhasebesini yaparak geleceğe azim ve enerjiyle yürümek isteyenlerin ayıdır. 
Üç Aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerimizden sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmemiz; yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi değerlendirmemiz gereken aylardır.
Üç Aylar; Yaratıcımıza karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı ve gaflet uykusundan uyanmamıza vesile olmalıdır.
Aramızdaki çekişmeleri, tefrika ve ihtilâfları, şahsî menfaat hesaplarını bertaraf etmeli; barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin güçlenmeliyiz. 

2018 Yılı Üç Aylarının tüm insanlık alemine için hayırlara vesile olmasını Cenab-i Allah'tan niyaz eder, Bu Mubarek aylarıdolu dolu yaşayıp kurtuluşa erenlerden olmamızı temenni ediyorum.

Saygı, Sevgi ve Dua ile

Cenab-i Allah'a Emanet Olunuz.

Medyum Recep Kaplan