"Sorunlar bitmez,
Çareler tükenmez"


Medyum Recep Kaplan
İnsanların en hayırlısı
İnsanlara en çok faydalı olandır.
Hadis-i Şerif
Recep Kaplan, ''Türkiye'de İlk Vergi Mükellefi'' olan Medyum'dur
Ümitsizseniz Ümit Sizsiniz

Behcet Necatigil
Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz.
Fatih Sultan Mehmed
''İnsan Yenilince değil;Pes edince Kaybeder''
Medyum Recep Kaplan
İmkansız olan nedir bilirmisiniz?
Ben yapamam dediğiniz herşey.
Medyum Recep Kaplan

YENİLENİYORUZ.....

Lütfen Websitemizde gördüğünüz eksiklerimizi bize bildiriniz...

Türkiye'nin En Kapsamlı Gizli İlimler Sitesi... Çok Yakında Sizlerle...

Dünyaca Ünlü Medyum Recep Kaplan Köşe Yazılarıyla Çok Yakında Sizlerle...

Türkiye'nin En Çok Ziyaret Edilen Medyum'luk Sitesi... Yeni Yüzüyle Çok Yakında Yayında...

Web sitemiz Yenileniyor... Çok Yakında Aktif Olarak Yayındayız....

Galeri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

Rüyalar ve Rüya Tabirleri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

İsimler Sözlüğü ve İsimname Bölümümüzde Çalışmalar Devam Ediyor...

Burçlar Bölümümüz Tamamlandı...

Gizli İlimler Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor.

''WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR''

Kuran-ı Kerim Geçen Eşya, Şehir, Hayvan İsimleri

Kuran-ı Kerim  Geçen Eşya, Şehir, Hayvan İsimleri

Kuran ayetlerinde dünyada ve ahirette bulunan pek çok mekanın adı geçer. Bunların bir kısmı toplumların iman etmesine vesile olan mübarek peygamberlerimizin yaşadığı veya hayatlarının bir bölümünü geçirdikleri yerler, bir kısmı Allah'ın müminlere vadettiği cennetteki mekanlar, bir kısmı da cehennemde iman etmeyen kişileri bekleyen ortamlardır. İşte Medyum Recep Kaplan hocamınız sizler için derlediği Kuran-ı Kerim  Geçen Eşya, Şehir, Hayvan İsimleri

MEDİNE
"Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. "(Haşr Suresi,9)

Arap yarımadasının batısında Hicaz bölgesinde bulunan Medine şehri, Kızıldeniz'den yaklaşık 130 km. içeridedir. Mekke'nin 350 km. kadar kuzeyinde yer alır.

İslamiyet'in çevreye kolayca yayılmasını sağlayacak merkezi bir konumda olması, savunmaya elverişli coğrafi bir yapıda olması, siyasi ortamın uygunluğu ve kervan yollarının üzerinde bulunması Medine'nin hicret yurdu olarak seçilmesine sebep olan unsurlardan biridir. Buraya hicret edilmesinden dolayı ve halkının kendi isteğiyle İslâmiyet'i kabul etmesinden ötürü Medine'nin "Kuran'la fethedildiği" kabul edilir.

Medine'nin bilinen en eski adı Yesrib'dir. Yesrib kelimesi, Kuran'da Medine'nin adı olarak bir yerde, Ahzab Suresi'nin 13. ayetinde geçmektedir.

Medine, Hicretle birlikte gelişmeye başlamış; idare ve savunma, ekonomi ve pazar, toplumsal düzen gibi medeni hayatın en önemli üç fonksiyonu sırasıyla düzenlenmiştir.

Peygamberimiz (sav)'in Kabr-i Saadeti'nin bulunduğu Mescid-i Harem, tarihi kayıtlara göre yapımında Peygamberimiz (sav)'in de yer aldığı ilk cami olduğu kabul edilen Mescid-i Kuba, Uhud savaşının yapıldığı Uhud Dağı, Hendek savaşının yapıldığı yer, bu şehirde bulunan önemli bölgelerdendir.

Mescid-i Nebevi'den başka, bir kısmının planı ve kıble tespiti bizzat Hz. Muhammed (sav) tarafından yapılan mescidler inşa edilmiştir.

SAFA--MERVE

"Şüphesiz, 'Safa' ile 'Merve' Allah'ın işaretlerindendir. Böylece kim Evi (Ka'be'yi) hacceder veya umre yaparsa, artık bu ikisini tavaf etmesinde kendisi için bir sakınca yoktur. Kim de gönülden bir hayır yaparsa (karşılığını alır). Şüphesiz Allah, şükrün karşılığını verendir, bilendir. "(Bakara Suresi, 158

Mekke'de Kabe'nin yanında bulunan iki tepeye verilen isimlerdir. Bunlardan birinin adı, parça taşlardan oluştuğu için Arapça "çakıl taşı" anlamında "Merve", diğerininki ise Safa'dır.

Safa ve Merve, Müslümanların mübarek Hac vazifesini yerine getirirken ziyaret ettikleri kutsal bölgeler arasındadır. Safa, Merve tepesinin tam karşısında bulunmaktadır. İkisi arasında ise Kudayd denilen çukur bir bölüm yer alır.

TUR-U SİNA
"Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık." (Meryem Suresi, 52)

"Hani sizden misak almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik (ve): "Size verdiğimize (kitaba) sımsıkı sarılın ve dinleyin" (demiştik)." (Bakara Suresi, 39)

"Tur'a andolsun." (Tur Suresi,1)

"Tur" kelimesi Arapça'da dağ anlamına gelir. Kuran'da Tur-u Sina olarak geçen bu yer, Hz. Musa'ya peygamberliğin verildiği Sina Dağı'dır. Ayrıca Kuran'ın 52. suresi de "Tur Suresi"dir.

Kuran'da bildirildiği üzere Hz. Musa, İsrailoğulları'yla beraber Mısır'dan ayrıldıktan sonra Kızıldeniz'i geçmiş, daha sonra Sina Dağı'na doğru yönelmiştir. Hz. Musa kavminden ayrılıp tayin edilen sürede Sina Dağı'na ulaşmıştır, "On Emir" olarak adlandırılan levhalar da Hz. Musa'ya bu sırada indirilmiştir.

MEDYEN

"Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler. Hemencecik onların sürülerini suladı" (Kasas Suresi, 23-24)

Medyen; Mısır'ın doğusunda, Sina Çölü'nün ardında yer alan bir bölgedir. Günümüzde coğrafi konum olarak Ürdün'ün güney ucuna karşılık gelmektedir. Medyen akarsuları, bahçeleri, hurmaları bol bir şehir olup, Kuran'da bu kavmin kendilerine peygamber olarak gönderilen Hz. Şuayb'ı yalanladığı ve daha sonra helak edildiği bildirilir.

Ayrıca Hz. Musa'nın, Mısır'dan çıkıp Medyen'e gittiğinden ve burada yaşadığı olaylardan da Kuran'da bahsedilmektedir.

MEKKE

"Gerçek şu ki, insanlar için ilk kurulan Ev, Bekke (Mekke) de, o, kutlu ve bütün insanlar (alemler) için hidayet olan (Ka'be)dir." (Al-i İmran Suresi, 96)

Mekke şehri, Arap yarımadasının kuzeyinde Bekke adı verilen vadi üzerinde kurulmuştur.

Mübarek Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) 571 yılında burada dünyaya gelmiştir. Mekke 630 yılında, Müslümanlar tarafından fethedilmiştir. Veda Hutbesi 630 yılında burada gerçekleşmiştir. 1517-1917 yılları arasında ise şehir, Osmanlı yönetiminde kalmıştır.

Allah'a kulluk amacıyla yapılmış ilk ibadethane olan kutsal Kabe, Mekke'de bulunmaktadır. Kur'an'da, Allah'ın Evi olarak bildirilen Kabe'nin yer aldığı Mekke ve çevresinin her türlü saldırıdan korunmuş güvenli bir yer (harem) ve insanların manen temizlenip arındığı bir mekan olduğu bildirilmiştir.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen milyonlarca Müslüman, Rabbimizin emri olan mübarek Hac vazifesini bu şehirde yerine getirmektedir.

TUVA VADİSİ

"Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın." (Taha Suresi, 12)

"Hani Rabbi ona, kutsal vadi Tuva'da seslenmişti:" (Nazi'at Suresi, 16)

Tuva Vadisi, Allah'ın Hz. Musa ile ilk olarak konuştuğu ve ona Kendisi için seçtiği kulu olduğunu bildirdiği kutsal yerdir. Bir ateş görmesi üzerine, ailesinden ayrılarak ateşin bulunduğu yere yönelen Hz. Musa'ya, bir çalıdan seslenilen ve mucizelerin verildiği bir mekandır. Bu kutsal yerin ismi Kuran'da iki ayette geçmektedir.

KABE
"Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı&" (Maide Suresi, 97)

"Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir." (Bakara Suresi,149)

Kuran'da Kabe değişik isimlerle anılmaktadır.

Bunlardan biri "Beyt-i Atik"tir. İlk kurulan ev anlamına gelen bu ismin geçtiği ayetlerden biri şöyledir:

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler. Beyt-i Atik'i tavaf etsinler. (Hac Suresi, 29)

"Beyt-i Haram" da Kuran'da Kabe için kullanılan isimlerdendir. Beyt-i Haram, "Hürmet Edilen Ev" anlamına gelir. Kabe'nin bu isimle anıldığı bir ayet şöyledir:

Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı... (Maide Suresi, 97)

Her yıl dünyanın çeşitli ülkelerinden milyonlarca Müslüman Hac ibadetlerini yerine getirmek için kutsal mekan Kabe'de bir araya gelmektedir.

Kabe'nin duvarları siyah taşlardan oluşur. 25 cm yükseklikte ve 30 cm kadar çıkıntılı bir mermer kaide üzerinde bulunur. Bu duvarlar yere kadar inen ve yer hizasında kaideye bakır halkalarla bağlanan siyah bir örtü ile örtülüdür. Bu örtü tek parça olup her yıl yenilenmektedir ve üzerine kelime-i şehadet işlenmiştir. Yer yer yaldızlı, gümüş kaplı bir kapısı vardır. Kapıya özel olarak yapılmış tekerlekli bir merdivenle çıkılır ve kapı öyle açılır.

KABE'NİN İÇİ
Kabe'nin içinde tavana çıkmak için bir merdiven ve üç ağaç sütun bulunur. İç duvarlar ve yerler mermer kaplıdır. Tavanda altın ve gümüş kandiller asılıdır. Kapıya yakın bir yerde Hacer-ül Esved taşı yerleştirilmiş ve etrafı gümüş bir çemberle çevrilmiştir.

KABE'NİN ÇEVRESİ
Hacer-ül Esved'in tam karşısında Zemzem kuyusunun bulunduğu bina vardır. Kabe'nin çevresindeki tavaf yeri beyaz mermer ile kaplıdır.

Kabe'nin de içinde bulunduğu alanı çevreleyen büyük mescide Mescid-i Haram denilmektedir. "Hürmetli Mescid" anlamına gelen bu ifade Kuran'da 16 ayette yer almaktadır. Bu ayetlerden biri şöyledir:

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. (Bakara Suresi, 149)

Harem-i Şerif ismi ile de anılan Mescid-i Haram'ın içinde, Kâbe'den başka "Makam-ı İbrahim" ve "Zemzem" kuyusu bulunmaktadır.

Zemzem kuyusunun bulunduğu yer tavaf yapılan alanın altına alınmıştır.

Kabe, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'den sonra birçok değişikliklere maruz kalmıştır.

Mescid-i Haram, Hz. Peygamber (sav) döneminde, Kâbe'nin etrafındaki küçük bir alandan ibaret iken ilk olarak Hz. Ömer tarafından genişletilmiş ve etrafı bir duvarla çevrilmiştir. Daha sonraları Mescid-i Haram günümüze kadar pek çok defa genişletilmiştir.

Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından tavanı onarılan Kabe, beşinci onarımını I. Ahmed döneminde görmüştür. IV. Murad döneminde ise çıkan sel baskını sonucunda üç cephesi yıkılmış ve tekrar onarılmıştır.

Kabe'nin yapısı sade fakat heybetlidir. Kabe 13 metre yüksekliği, 12'ye 11 metre duvar uzunlukları olan küp şeklinde inşa edilmiş bir binadır.

Dört köşeli veya küp şeklinde olmak" anlamındaki ka'b kökünden gelen ka'be, "küp şeklinde" demektir.

Şu anda Kabe bina olarak 145 metrekarelik bir alana sahiptir.

Mescid-i Haram ile birlikte toplam 361.000 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.

Burada Hac ibadetleri sırasında yaklaşık 1 milyon kişi aynı anda namaz kılabilmektedir.

KUDÜS
"Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir." (İsra Suresi,1)

Kudüs, üç İlahi dinde de kutsal sayılan bir şehirdir. Bunun en önemli sebebi, Allah'ın insanları doğru yola iletmeleri üzere görevlendirdiği mübarek peygamberlerimizin birçoğunun bu şehirde yaşamış veya en azından hayatlarının bir bölümünü bu şehirde geçirmiş olmalarıdır. Ayrıca bazı peygamberlerimizin ibadet etmek için kullandıkları yerlerin bazıları da bu şehirdedir.

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'nın burada olması ve Peygamberimiz (sav)'in Mirac mucizesinin burada gerçekleşmesi nedeniyle Kudüs, Müslümanlar için önemli bir yerdir. İsra Suresi'nin birinci ayetinde Mescid-i Aksa'dan "çevresini bereketlendirdiğimiz" şeklinde söz edilmektedir. Mescid-i Aksa'nın çevresinde ise Kudüs şehri vardır.

Kudüs şehri Tevrat'ta sadece bir defa Salem adıyla geçmektedir. (Tekvin, 14/18

Kudüs'ün krallık ve ibadet merkezi oluşu Hz. Davud dönemine dayanmaktadır.

Kudüs, 638 yılında Hz. Ömer döneminde Müslümanlar tarafından fethedilmiştir. Emevi halifelerinden Abdülmelik bin Mervan, Mescid-i Aksa'yı genişleterek bazı kutsal emanetlerin de korunduğu ünlü Kubbetü's Sahra'yı inşa ett irmiştir.

MESCİD'İ AKSA
Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesidir. "Aksa" kelimesi "en uzak" anlamındadır. Mescid-i Aksa da Mekke'ye olan uzaklığından dolayı böyle adlandırılmıştır. Yani, "en uzak mescid" demektir. Kudüs'teki Harem-i Şerif yapılarının içerisinde Hz. Süleyman mabedinden kalan batı duvarına bitişik olan dörtgen şeklindeki bu cami, M.S. 638 yılında Hz. Ömer (r.a) döneminde Kudüs fethedildikten sonra inşa edilmiştir. Mescid-i Aksa daha sonra Emevi halifelerinden Abdülmelik bin Mervan zamanında genişletilmiştir.

 Kuranda İsmi Geçen Yiyecekler

 Çağımız müslümanları, kendilerini sağlıklı yapacak yiyecekleri öğrenmek için sık sık kitaplara, mecmualara başvurmaktadır. Halbuki, Kuran ve hadisler ideal diete dahil olabilecek pekçok yiyecek maddesini bize bildirmektedir. Mesela Kuran’da 55.ci sure 58.ci ayette “meyvalar, hurma ve nar var” mesajı verilmektedir. Bu ve benzeri mesajlar ışığında zikri geçen bazı yiyeceklere göz atalım.
 

Kavun Sahih-i Buhari’de belirtildiğine göre Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından sık sık yenen meyvalardan biri de kavundur. Kavun ise C vitamini, beta karoten ve potasyum bakımından çok zengin bir yiyecektir. Vücudumuz, aşırı biriken sodyumu, potasyumun yardımı ile elimine etmektedir. Aşırı miktardaki sodyum zararlı kollestetrolün atar damar duvarlarına yapışmasına dolayısı ile kan basınıcının yükselmesine sebep olur. Kavunlar, aynı zamanda pekçok nadir bulunan besleyici maddeler ihtiva ederler. Bunlardan biri de doğum kusurları ve kalp hastalıklarına karşı mücadelede vücut için gerekli olan B vitaminidir.
 
Turunçgiller Turunçgiller de Kuran ve Hadisler’de isimleri geçen önde gelen yiyeceklerdir. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
 
“Düzenli olarak Kuran okuyan müminin meseli bir portakalınki gibidir ki, portakalın tadı güzel, kokusu güzeldir.” Bütün turuçgiller, C vitamini deposudur. C vitamini güçlü antioksiden özellikgösterir. Yani, kanser ve kalp hastalıklarına sebep olan vücuttaki güçlü oksijen moleküllerini zararsız duruma getirir. Vücut C vitaminini aynı zamanda kollegen üretmek için kullanır ki kollagen, hücreleri birbirine yapıştıran ve sağlıklıtutan maddedir.
 
Portakallarda bulunan;
 
Hesperidinin, aspirin gibi mide zarına zarar vermeksizin iltihabı durduracak bir madde olduğu Brezilyalı araştırmacılar tarafından ortaya konumuştur. Portakallar ayrıca limon maddesi ihtiva ederler ki bu maddenin kanser hücrelerinin kendi kendilerini yok etmeyi sağladıklarını Wisconsin Medical School Üniversitesinde insan onkolojisi öğretim üyesi Prof. Dr. Michael Gould çalışmaları ile ortaya koymuştur.
 

Üzüm Kuran, yalnız başına 6 yerde üzümden bahsetmektedir. Aslında, flavoroidlerin en önemli kökeni olduğu yakın zamanda bulunmuştur ki, bu madde kanser için daha düşün risk, daha düşük kollesterol, damar sertliğini önleme ve kalp hastalıkları ile savaşma konularında büyük önem taşımaktadır.
 
Kabak
 
Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından övülen kabak, bir dizi zengin vitamin, mineral ve bileşik ihtiva etmektedir. Bilim adamları bu özelliklerinden dolayı kabağın iyileştirme diet programlarında kullanılmasını öngörmektedirler. %25 C vitamini, %66 beta-karoten oranları bakımından en zengin köken olması itibari ile kabak çok önemli bir gıda maddesidir. Bilhassa ciğer hastalıklarında aşırı uzun süren dietlerde ihtiyaç duyulan daha fazla vitamin dozaşlarının söz konusu olduğu kabak eşi bulunmaz bir şifa kaynağıdır.
 
Kuru Meyvalar
 
Kuran ve Hadislere göre meyveler aynı derecede yararlı gıda maddeleridir. Peygamberimiz (s.a.v.) inciri zikretti ve sonra söyledi: “ Eğer cennetten gelme bir meyvayı zikretmem gerekse idi, incirdir derdim. Çünkü cennetlik meyvaların çekirdekleri yoktur. Hemoroid ve gut hastalıkları olanlar bu meyvalardan yesinler.” Buhari
 
İncir
 
İncir, potasyum ve B6 vitamin zenginliği kadar lifli yapının da en üst örneklerinden biridir. Lifli yapı dışkının yumuşaklığını sağlar, bu ise kabızlık hemoroid ve kolon kanserinin meydana gelmesi riskini azaltır. Lifli yapı aynı zamadan, daha düşük kollesterol ve kalb rahatsızlığı riski demektir. Bilim adamlarının yaptığı çalışmalarda çıkan sonuca göre, günde 10 gr. Lif, yada 6 adet incir yenmesi halinde kalb hastalıklarının riski %30 azalmaktadır. Hurma ve Peygamberimiz (s.a.v.) efendimizin övdüğü diğer lifli yiyecekler de bu özelliği sağlayabilir.
 
Müslüman olarak, bizim diyetimizde bu gıdaların yer olduğunun farkında olmalıyız. Allah bize, pekçok güzel yiyeceklerle ikramda bulunmuştur. Kuran’da “... Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyiniz. ...” (7/160) ikazı ise çarpıcı bir mana taşımaktadır.

Bazı okuyucularım anlamlarını bilmeden yada araştırmadan çoğumuma illa Kuran-ı Kerim'den isim koyacağım diye tutturuyor. Elbette en güzel isim Kuran-ı Kerim'de geçen isimlerdir ama Kuran'da her geçen ismide koymamak gerekiyor Mesela Benim ismim Şükürler olsunki Receb olarak Eşimin ismi Hatice olarak Çocuklarımın ismi Reha Can Taha Yasin Baha Eren olarak Yüce Kitabımızda geçiyor ama Cehil ismide lehep ismide firavun nemrut ismide geçiyor.
Çocuğunuza Kuran-ı Kerim'den isim koymadan önce aşağıdaki isimleri bir okumanızı tavsiye ediyorum.
İşte Kur’an-ı Kerim’de İsmi geçen hayvanlar:

1- Deve

“Bizim ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremiyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız!” (el-A’raf / 40)

2- Sivrisinek

“Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kafir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fasıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).” (el-Bakara / 26)

3- Katır

“Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.” (en-Nahl / 8)

4- Buzağı

“Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam (sana)" dediler. O da: "(Size de) selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.” (Hud / 69)

“Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.” (el- Bakara / 51)

5- İnek

“"Bizim adımıza Rabbine dua et, bize onun ne olduğunu açıklasın" dediler. Musa: Allah diyor ki: "O, ne yaşlı ne de körpe; ikisi arasında bir inek." Size emredileni hemen yapın, dedi.” (el-Bakara / 68)

“Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere inek ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. Biz elbette doğru söyleyeniz.” (el-En’am / 146)

6- Yılan

“Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir yılan oluverdi!” (el-A’raf / 107)

“Bunun üzerine Musa asasını atıverdi; bir de ne görsünler, asa apaçık bir yılan (oluvermiş)!” (eş-Şuara / 32)

7- Çekirge

“Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirgeler, bitler, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.” (el-A’raf / 133)

“Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde kabirlerden çıkarlar.” (el-Kamer / 7

8- Eşek - Merkep

“Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.” (el-Cum’a / 5)

“Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.” (en-Nahl / 8)

“Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” (Lokman / 19)

9- Dev Balık – Balina

“Yunus kendini kınayıp dururken onu dev bir balık yuttu.” (es-Saffat / 142)

“Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, dertli dertli Rabbine niyaz etmişti.” (el-Kalem / 48)
10- Domuz


“Allah size ancak ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Her kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına saldırmadan ve haddi aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur. Şüphe yok ki Allah çokça bağışlayan çokça esirgeyendir.” (el-Bakara / 173)

“De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.” (el-En’am / 145)

11- At

“Nefsani arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.” (Al-i İmran / 14)

12- Kurt

“(Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım. Dediler ki: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten aciz kimseler sayılırız.” (Yusuf / 13-14)

“Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusufu eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.” (Yusuf / 17)

13- Sinek

“Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de aciz, kendinden istenen de!” (el-Hacc / 73)

14- Bıldırcın

“Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik ve "Verdiğimiz güzel nimetlerden yiyiniz" (dedik). Hakikatte onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.” (el-Bakara / 57)

“Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vade tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.” (TA-HA

15- Koyun

“(Dişi ve erkek olarak) sekiz eş yarattı: Koyundan iki, keçiden iki... De ki: O, bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Eğer doğru iseniz bana ilimle söyleyin.” (el-En’am / 143)

16- Kurbağa

“Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirgeler, bitler, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.” (el-A’raf / 133)

17- Örümcek

“Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!” (el-Ankebut / 41)

18- Karga

“Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim" dedi ve ettiğine yananlardan oldu.” (el-Maide / 31)

19 – Kelebek

“O gün insanlar yayılmış kelebekler gibi olurlar.” (el-Karia / 4)

20 – Fil

“Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı?” (Fil / 1)

21- Maymun

“İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara "sefil maymunlar olun!" dedik.” (el-Bakara / 65)

“De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".” (el-Maide / 60)

22- Aslan

“Aslandan kaçmaktalar.” (Müddessir / 51)

23- Bit

“Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirgeler, bitler, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.” (el-A’raf / 133)

24- Köpek

“Dileseydik elbette onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat; belki düşünürler.” (el-A’raf / 176)

25- Keçi

(Dişi ve erkek olarak) sekiz eş yarattı: Koyundan iki, keçiden iki... De ki: O, bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram etti? Eğer doğru iseniz bana ilimle söyleyin.” (el-En’am / 143)

26- Karınca

“Nihayet Karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.” (en-Neml / 18)

27- Arı

“Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.” (en-Nahl / 68)

28- Hüdhüd

“(Süleyman) kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?” (en-Neml / 20)
   
Kuran-ı Kerim'de Geçen Eşya İsimleri

7:85 -  Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"
 
7:148 -  Musa'nın arkasından kavmi, tutmuş süs takılarından böğüren bir buzağı heykeli edinmişlerdi. O buzağının kendilerine bir söz söylemediğini ve bir yol gösteremediğini görmemişler miydi? Fakat yine de onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular.
 
11:85 -  "Ey kavmim! Ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin. Halkın malına densizlik etmeyin ve yeryüzünde fesatçılık yaparak fenalık etmeyin."
 
12:17 -  Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."
 
12:79 -  O dedi ki: "Eşyamızı yanında bulduğumuzdan başkasını tutuklamaktan Allah korusun. Çünkü öyle yaparsak zalimlerden oluruz."
 
20:87 -  Onlar dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (ateşe) attık. Sâmirî de (kendi mücevheratını) böylece atmıştı."
 
26:183 -  "Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
 
35:12 -  Hem iki deniz eşit olmuyor. Şu tatlı, hararet keser, içerken (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, yakar kavurur. Bununla beraber her birinden taze bir et yersiniz ve bir ziynet çıkarır, giyinirsiniz. Allah'ın lütfundan nasib arayasınız diye suyu yara yara giden gemileri de görürsün. Gerek ki şükredeceksiniz.
 

Seçme Hadisler ve Sözler
Kişi, dostunun dini üzeredir.
Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!
(Ebu Davud)
Her An'ımız Bir Dua
Ey Rabbimiz! Hatalarımızı kar ve dolu suyu ile yıka. Kalblerimizi günahlardan beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi temizle ve bizimle günahlarımızın arasını doğu ile batının arasını ayırdığın gibi ayır.
Recep Kaplan İletişim
Ofis Adresi:
Uğur Mumcu Caddesi No: 77/10
G.O.P / Çankaya / Ankara / Türkiye
0 312 447 45 45 (pbx)